”Yakacık’ta Akşamdan Sonra Bir Mezarlık Alemi”

0
780

Şair Recaizade Mahmut Ekrem ‘in Yakacık’tan etkilendiği için yazdığı şiirin başlığı ”Yakacık’ta Akşamdan Sonra Bir Mezarlık Alemi” Recaizade Mahmut Ekrem’in hatıratlarında, onunla ilgili yapılan araştırmalarda Yakacık’ın uğrak yeri olduğu belirlenmiştir.

- Reklam -

Hatta Yakacık’tan etkilendiği için Şair Recaizade Mahmut Ekrem, 1885 yılında basılan 3 cilt olan Zemzeme isimli kitabının III. cildinde bulunan Yakacık’ı anlatan bir de şiir kaleme almıştır.

İşte yazdığı O Şiir;

Yakacık’ta Akşamdan Sonra Bir Mezarlık Alemi

Bir şebti köyde âzim-i geşt ü güzâr idim

Ahyâya dûr-geşte vü emvâta câr idim.

 

Metrük bir mezarlık idi meskenim benim

Yalnızca anda hâk-nişîn-i mezâr idim.

Topraktı her mezâr-ı fakîrâne bî-ruhâm

Fakrımla ben de zâir-i zî-ibtisâr idim.

Cismimle çun alâmet-i makber sükûn-nümâ

Fikrimle lîk muztarib ü bî-karâr idim.

Vahşetle hâzirûn nazar-endâz idi bana

Zîrâ ki içlerinde garîb-üd-diyâr idim.

Etrâf pürdü nâle-yi guûk ü hezâr ile

Lâkin sükût-i mevkie ben gûş-dâr idim!

Giryân idim; fakat gözüm âzâde-yî dümû’

Yoktu lebimde nâle.. fakat nâle-kâr idim!

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Ârîydi gök nümâyiş-i reng-î sehâbtan

Envâr akardı her tarafa mâh-tâbtan.

Samt ü sükûn o mertebe hâkimdi mevkie

Kim muztaribti bende olan ıztırâbtan!

Benzerdi gâh o ses ki gelirdi baîdten

Ol savta kim tahassul eder âsiyâbtan.

Leylin rutûbeti geçerek tâ zemîne dek

Bir bû-yi uhrevî duyulurdu türâbtan!

Dehşet bulurdu dil müteharrik zılâlden

Emvât kaldırırdı serin sanki hâbtan!

Atfeyledim derûna nigâh-i tahassürü

Duydum şu gizli nâleyi kalb-i harâbtan :

“Var mıydı kimse bende olan derde uğramış

Şunda huzûr içinde yatan şeyh ü şâbtan?

Ammâ yine bu derd iledir zevk u lezzetim

Kurtarma ey Hüdâ beni bu iktirâbtan!”

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Bir ucbe ses gelirdi derinden şebîh-i âh!

Vahdet teneffüs eyler idi sanki gâh gâh!

Eşcârdan zemine düşen sâye-yî kesif

Çekmişti pîş-gâhıma bir perde-yî siyâh.

Ol zulmet-i amîka-yı hîçî-nümûdta

Pervâz ederdi dehşet ile tâir-î nigâh.

Ta’mîk ede ede o zalâm-i şedîdeyi

Fikrimde hâsıl oldu biraz nûr-i intibâh.

Bir hayrın olmadan -dedim – eyvâh masdarı

Gitti hevâ yolunda hayâtım, yazık!.. Günâh!..

Kasriyyet-i fiâlimi söylerdi lîk hep

Feryâd edip ayaklarım altında her giyâh!

Kandım bu hikmete – dedim – olmuş demek ezel

Didâr-ı aşk ile mütecellî bana İlâh!

Ömrüm ki yandı âteş-i aşka bu âna dek

Sevda yolunda isterim olsun bütün tebâh.

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Semtin sükûn ü zulmeti artardı dem-be-dem

Gûyâ çekerdi ka’rına doğru bizi adem!

Dehşetle doldu hâne-yi kalbim fakat yine

Asla hayâl ü hâtırıma gelmedi nedem.

Nâ-geh tecessüm eyledi karşımda bir vücûd

Bir kahramân-ı işve, mehâbetli bir sanemi

Emvâc-ı nûr vâri vücûd-i lâtifini

Örterdi nîm sütre-yi beyzâsı ham-be-ham

Müdhişti gözleri, deheni lerze-dâr-ı hışm

Giysûsu târumâr idi, ebrûları be-hem.

Nûr-ı nigâhı berk-i belâdan nişân idi

Seyyîr bir alevdi lebinden çıkan sitem!

Ref eyleyip hevâya tehevvürle bir elin

Takrîb ederdi nezdime kendin kadem kadem.

Ettim kıyâm düşmek içün pây-i kahrına Eyvâh!..

Uçtugitti o nûr-î semâ-harem.

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Daldım yine zeminine deryâ-yı fikretin

Oldum duçâr-ı hevli nehengân-ı mihnetin.

Yâ Rab! -dedim- tükendi hayâtım o bitmedi
Pâyânı yok mu derd ü belâ-yî muhabbetin?

Âzâdî-yi dili bana rûzî mi kılmadın

Her dem esiri olmadayım ben bir âfetin?

Gönlümde olmasa karasevdâ-yı çeşm-i yâr

Neydi işim içinde şu deryâ-yı zulmetin?

Tebdîl-i ayş, nakl-i mekân, hepsi bî-eser

Yok mu Hüdâ cihanda devâsı bu illetin?

Yok çünki pençesinden ümîd-i halâs-ı dil

Ver bâri rahm kalbine ol bî-mürüvvetin.

Bir kerrecik daha görün ey nûr-i çeşm-i cân!

Öldürdü hasretin beni, öldürdü hasretin!

Hayfâ! Diriğ!.. Yollu bir âvâze duydum âh

Hâlim dokundu gönlüne sahrâ-yi vahşetin!

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dide-yi giryâne ağladım!

Recaizade M. Ekrem (Zemzeme III)