Sivrisinekler Bizi Neden ve Nasıl Sokar? Neden Vızıldar?

0
195

Gece yarısı vızıltısıyla bizi uykumuzdan eden veya soktuktan sonra bizi kaşıntılar içinde bırakan sivrisineklerle o bilindik deneyimleri yaşamayanımız yoktur. Yaz aylarında bizi rahat bırakmayan bu canlılara biraz daha yakından bakmaya ne dersiniz? O halde aklımızdaki sorularla başlayalım:

- Reklam -
1) Sivrisinekler Isırır mı Sokar mı?

Günlük hayatımızda sıklıkla “Sivrisinekler her tarafımı ısırmış/yemiş” gibi ifadeleri sıklıkla kullanırız. Ancak, halk arasında “sivrisinek ısırması” diye geçen bu yaygın kullanım gerçeği tam yansıtmamaktadır. Bilimsel ve elbette doğru olan tabir “sivrisinek sokması“dır. Neden böyle olduğunu yazımızın ilerleyen kısımlarında sivrisineklerin ağız yapısından bahsederken ele alacağız.

2) Sivrisinekler Bizi Neden Sokar?

“Tabii ki kanımızı emmek için!” diye yanıtlamak doğru bir cevap olmasına rağmen bu yanıt elbette merakımızı gidermeyecektir. O halde meselenin biraz derinine inmekte fayda var.

Aedes aegypti türü sivrisineklerin diğer hayvanların kanındansa insan kanını daha çok tercih ettikleri bilinen bir gerçek. Bunun sebebi, insan derisinin ve mikrobiyomunun, diğer omurgalılara kıyasla daha fazla laktik asit üretmesidir. Dahası, sadece dişi sivrisinekler bizleri sokar çünkü insan kanındaki proteinler dişi sivrisineklerin yumurtalarını beslemelerine yardımcı olmaktadır. Pek çok şey dişi sivrisineği insan tenine çekebilir. Bunlar arasında sıcaklık (kızılötesi ışık), ışık, ter, ten kokusu, laktik asit ve karbondioksit sayılabilir.

Sıcaklık, ışık, ter, ten kokusu, laktik asit ve karbondioksit gibi şeyler dişi sivrisineği cezbeder.
Sıcaklık, ışık, ter, ten kokusu, laktik asit ve karbondioksit gibi şeyler dişi sivrisineği cezbeder.
Pexels
3) Sivrisinekler İnsan Terini Nasıl Algılar?

Sivrisinekler avlarına yaklaşmak için görsel ve ısısal sensörlerinin yanı sıra kimyasal sensörlerini de kullanmaktadırlar. Aedes aegypti türü sivrisineğin anteninde bulunan IR8a adlı bir protein derimizden terimiz vasıtasıyla çıkan laktik asidi algılamaktadır. Bu protein yapısı bir şekilde bozulduğunda ise kan emici sivrisinekler bizim insan olup olmadığımızı anlamada güçlük çekmektedir.

Böcekler omurgalılardan ayrı olarak koklama duyusu geliştirmişlerdir. Böcekler takımına ait olan ve oldukça karmaşık bir koklama duyusuna sahip olan sivrisinekler havadaki kimyasal bileşenleri saptamak için üç adet koku algılayıcı protein ailesinden faydalanmaktadırlar. IR8a molekülünün de dahil olduğu iyonotropik reseptörler adı verilen bu protein grubu diğer bileşenler arasında özellikle asitleri algılamada özelleşmiştir. Havadaki kimyasal bileşenlerin ne olduğu bilgisi, atmosfer sıcaklığı, nem ve yenilebilir bir nesnenin görüntüsü gibi hem ısısal hem görsel bilgiler -hepsi bir arada- sivrisineği avına doğru yönlendirmeye yardımcı olur.

4) Sivrisinekler Kanımızı Nasıl Emer?

Dişi sivrisinek tenimize konduğunda proboscis (hortum) adlı iğnemsi ağzını derimizi delmek için kullanır. Proboscisin içinde ayrıca 6 adet daha iğne bulunmaktadır. Yaklaşık 30 milyon yıllık evrimsel geçmişe sahip olan bu kan emici böcekler damarımızı bulma konusunda deneyimli bir hemşirenin eline ancak su dökebilir çünkü elindeki şırıngasıyla tek seferde damarımızı bulmak zorunda olan hemşirenin aksine, bir sivrisinek bu iş için 6 adet iğnesini rastgele bir şekilde kullanmak durumundadır.

Bilim gerçekten tuhaf bir araç. O kadar güçlü ve bir o kadar zarif ki… Sivrisineğin kan emişi… Ne kadar ilginç olabilir ki? Bildiğimiz kan emme. Ancak tarihsel olarak baktığımızda, bu kadar basit bir gözleme o kadar fazla bilim insanının beyin gücü, araştırma emeği, merakı ve teri dahil oldu ki… Evreni anlama merakımız, nihayetinde bilimi doğurdu. Bilimsel sorgulama ve merak, bize doğa yasalarını anlama gücünü verdi. Bu meraklı kişilerden bazıları, fiziksel olgular üzerine odaklandı ve ışığın davranışlarını inceledi. Onlardan bazıları, ışığın nasıl kırılıp belli bir noktaya odaklanabileceğine yoğunlaştılar. Onlardan ufak bir kısımsa, kendilerinden önce gelenlerin emeklerine kendi emeklerini katarak ilk mikroskopları ürettiler. Böylece asla tanımadığımız bir dünyanın kapısı, mikroorganizmaların dünyası bize açıldı. Ancak doğayla ilgili en ilginç şeyleri, çok basit olup da kimsenin aklına gelmeyen soruları soranlar buldular. Belki sivrisineğin kan emişi de bunlardan biri. Kim bilir? Belki birçok insanın “Amaan, sivrisinek işte, emip duruyor.” dediği şeye, “İyi ama nasıl emiyor?” diyen bir bilim insanının merakı, bundan birkaç sene sonra hiçbir çocuğun ağlamasına gerek duymayacağı aşı iğnelerinin geliştirilmesini mümkün kılacak.

Damarımızı kolayca bulduktan sonra ise kanı karnına göndermek üzere kendi içine çeker. Bunu yaparken, kanın pıhtılaşmasını önlemek amacıyla antikoagülan adlı proteinler içeren tükürüğünü derimizin içine bırakır. Aedes aegypti türü sivrisinek karnı iyice dolana kadar yaklaşık 5 mikrolitre kan emebilmektedir.

Ağız anatomisi.
Ağız anatomisi.
Research Gate
5) Sivrisinekler Neden Vızıldar?

Kanımızı emdikleri yetmiyormuş gibi bir de kulağımızın dibinde vızıldamaları yok mu, işte o hepimizi çileden çıkarır. Ama gelin, bu rahatsızlık verici duruma bir de sivrisinek açısından bakalım.

Her şeyden önce bu vızıltı, sivrisineğin kanatlarını çırpışından ileri gelmektedir. Kanatlarıyla yaklaşık 400 Hz aralığında vızıldayan dişi sivrisinekler aslında erkek sivrisineklerle çiftleşebilmek için bu sesi çıkartırlar. Yani bir dahaki sefere kulağınızda vızıldayan bir dişi sivrisinek olduğunda, bunu onun bir erkek sivrisineğe yaptığı bir “aşk” şarkısı olarak düşünmeyi deneyin. Kim bilir, belki de onlarla empati yaparak sinirlerinize daha fazla hakim olabilirsiniz…

6) Sivrisinek Sokması HIV Bulaştırır mı?

Sivrisinek ısırığının neden olduğu pek çok hastalık vardır. Bunlar arasında sıtma, sarı humma, ensefalit (beyin iltihabı) ve deng humması sayılabilir. Yaygın olarak akıllarda yer eden bir diğer soru ise sivrisineklerin AIDS dönemine yol açan HIV (human immunodeficiency virus) adlı virüsü diğer insanlara ya da canlılara bulaştırıp bulaştırmadığıdır.

HIV, sivrisinek metabolizmasında yaşayamadığından sivrisinek üzerinden insana kolay kolay bulaşamaz. Bir diğer deyişle, sivrisinek bir kişiyi soktuğunda ondan emdiği kan miktarı, virüsün içinde yayılması gereken miktarın katbekat altındadır. Ayrıca, HIV insan bedeninin dışında yaşayamayıp hemen ölmektedir.

7) Sivrisinek Sokmasına Ne İyi Gelir?

Şişme, ağrı ve kaşıntı; böcek sokmalarından/ısırıklarından sonra vücudumuzun verdiği en yaygın bağışıklık tepkileridir. Alerji ve kaşıntıyı önleyen ilaçların/merhemlerin haricinde hafif şiddette sivrisinek sokmasına karşı kendiniz de birtakım müdahalelerde bulunabilirsiniz. Bunlardan bir tanesi maruz kalmış bölgeye deriyi yakmayacak şekilde ısı tatbikidir. 2011 yılında Christian Müller ve ekibi tarafından yapılmış bir çalışmada bu yöntemin sivrisinek sokması semptomlarını hızlı bir şekilde azalttığı bulunmuştur. Evinizde kolaylıkla uygulayabileceğiniz bir diğer yöntem de sivrisineğin soktuğu bölgeye doğal bal sürülmesidir. Yine 2011 tarihli Manisha Deb Mandal ve arkadaşlarının yaptığı bir başka çalışmada, balın kaşıntı ve şişkinlik gibi semptomları hafifletmede etkili olduğu gösterilmiştir. Ancak sivrisinekleri ve diğer böcekleri teninize çekeceğinden, dışarı çıkmadan önce bal sürülmüş bölgeyi iyice temizlemeniz gerekmektedir.

8) Sivrisinekler Ne İşe Yarar? Yok Etsek Olmaz mı?

Bu, en sık sorulan sorulardan birisidir. Sivrisineklerin doğada ne işe yaradığı kolay kolay anlaşılmamaktadır. Dolayısıyla insanlar, onları yok etmenin iyi bir çözüm olacağını düşünmektedirler.

Gerçekten de sivrisinekler bir anahtar tür olmadıkları için, yok edilmeleri halinde muhtemelen kitlesel bir yıkıma neden olmayacaklardır. Buna rağmen birçok diğer tür için besin kaynağı oldukları için, sivrisineklerin yok olması bazı diğer ekosistemleri rahatsız ederek bir takım öngörmesi güç problemlere neden olabilir. Buna karşılık, sivrisinekleri yok etmiyor oluşumuz, bunu istemiyor olmamızdan değil, sivrisinekleri yok edecek etkili bir silahımız olmamasındandır.

 

Evrim Ağacı