Şair İsmail Biçer : ” Şiir İnsanlığın Ve Estetiğin Ölçüsüdür.” ( Söyleşi )

0
149

Kartal’da yetişen önemli şairlerimizden biri olan İsmail Biçer ile değerli çalışması ” Şer Zaman Mezmurları ” isimli yeni kitabını konuştuk.

- Reklam -

Şair İsmail Biçer diyor ki ; ” Şiir insanlığın ve estetiğin ölçüsüdür. ”

Kartalyasam.com : İsmail Biçer sizi yakından tanıyabilir miyiz? Bize kendinizden bahseder misiniz?

İsmail Biçer : 1970 Erzincan doğumluyum. İlkokulu ve orta ikiye kadar Erzincan’da okuduktan sonra rahmetli babam bir ilkokul öğretmeniydi. Tayini çıktı ve İstanbul’a geldik. Ortaokulun geri kalan kısmını ve liseyi burada bitirdim. Lise son sınıfta tiyatroya olan ilgim beni tiyatro oyunculuğuna yönlendirdi. Uzun bir dönem 6 – 7 yıl tiyatro oyunculuğu yaptım. Prodüksiyon tiyatrolarda, tiyatro oyunculuğu yaptığım dönemlerde kitapla olan ilişkim, yazmayla olan ilişkim son derece gelişti. 1991 yılında Edebiyatta Seçki Dergisi’nde ilk şiirim yayımlandı. İlk şiirimin yayımlanması da çok ilginçtir; şiirim yayımlandığı sayfanın hemen yan sayfasında da bugün hayatta olmayan dünyaca ünlü romancımız Yaşar Kemal‘in bir denemesi vardı. Bu beni müthiş sevindirdi, mutlu etti, bu heyecan üzerimden günlerce gitmedi. Sanıyorum bunun etkisi olsa gerek belli bir süre sonra tiyatroyla olan ilişkimi bitirdim.

Edebiyata, şiire daha güçlü bir şekilde yöneldim. Edebiyatta Seçki Dergisi’nden sonraki dergiyi de çok iyi anımsıyorum Sunay Akın, Küçük İskender, Akgün Akova‘nın bulunduğu, çizimlerini Semih Balcıoğlu gibi büyük bir ustanın yapmış olduğu Aykırı Sanat Dergisi’nde de ikinci şiirim yayımlandı. O günden bugüne topladığımız zaman sanıyorum beş yüze yakın edebiyat ve şiir dergisinde çalışmalarım yayımlandı. İlk kitabım ”Sessizlik Kuyusu” nun yayınlama tarihi 2009 üst üste iki baskı yaptı. Şiir anlamında 6 kitap ama toplamda 10 kitabım oldu. Bu arada ilk ödülümü de 2007’de aldım. 2007’den bugüne kadar da almış olduğum ödüllerin sayısı 15 oldu. E tabi bununla da yetinmedim, şiir ve edebiyat dünyasında sadece yazmak, kitap çıkarmak, ödül almak bunlar yeterli değil işin mutfağında da olmak, emekçisi de olmak var bu anlamda birçok da ulusal, uluslararası şiir, edebiyat festivaline imza attım.

İstanbul’da yaşıyorum. Kartal Belediyesi‘ne bağlı kültür merkezlerinde sahne amiri olarak çalışıyorum. Şer Zaman Mezmurları yeni kitabım ama önümüzdeki zamanda başka kitaplar da olacak. Bunlardan bir tanesi yine şiir olacak, biri deneme-inceleme yazılarımı biraraya getirmiş olduğum ve adını şimdilik ”Şair Divanı” olarak koyduğumuz bir kitabım var. Ben aynı zamanda öykü yazarıyım. Öykülerim de birikiyor umarım bu kitapların çıkmasından sonra orta vadede öykülerde bir kitap haline gelecek.

Kartalyasam.com : Uzun yıllardır şiir yazan ve bu alanda bolca ödülü olan bir şair olarak sizce şiir ne demektir?

İsmail Biçer : Bu soruyu benimle yapılan söyleşilerde çok yöneltirler sadece söyleşilerde değil, katılmış olduğum panellerde de çok yöneltirler hatta bu yakın zamanda benimle yapılan söyleşide de şunu söylemiştim. ”Bir şair olarak şiirin tanımını yapmakta zorlanırım.” ama şiir henüz doğmamış bir çocuğun yarattığı mutluluk olabilir diye ifade ederim. Şiiri ben edebiyat dışı olarak görürüm bugün şiir dünyasında bulunan birçok ustamız da şiiri gerçekten edebiyat dışı olarak görür, öykü, roman, deneme-inceleme, eleştiri, seneryo da dahil olmak üzere edebiyata dahil unsurlardır ama şiir gerçekten kendine özgü bir kulvarda giden bir yazım türü tanımı yapmak çok zor ama az önce ifade etmiş olduğum bir tanım yerine geçer mi? Bilemiyorum. Yine de çok sıkıştırdıklarında az sözle, çok şey çağrıştırma sanatı diyorum.

Şair İsmail Biçer, Polonya yapımı kameralar arasında.

Kartalyasam.com : Son kitabınız olan ”Şer zaman Mezmurları” hakkında bilgi verebilir misiniz?

İsmail Biçer : Şer zaman mezmurları ile ilgili iki söyleşi gerçekleştirildi. Emeğinize sağlık kartalyasam.com ile üçüncü söyleşiyi gerçekleştiriyoruz. Bu arada şair ve yazar arkadaşlarım tarafından da yazılar kaleme alınıyor. Şer Zaman Mezmurları ile ilgili ilk imza ve tanıtım tarihimizi belirledik. Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi‘nde Eylül’ün 14’ünde saat 14:00’da gerçekleşecek. Burada çok değerli şair yazar arkadaşlarımız, dostlarımız kitap üzerine konuşacaklar ben kitap hakkında bilgiler vereceğim. Şimdilik söylebileceğim Şer Zaman Mezmurları iki bölümden oluşuyor; birinci bölüm kitaba adını veren bölüm Şer Zaman Mezmurları, ikinci bölüm Varla Yok Arasında birinci bölüm uzun dizelerden oluşuyor, ikinci bölüm, kısa dizelerden oluşuyor.

Kartalyasam.com : Son kitabınızı ve diğer kitaplarınızı birbirlerinden ayırıyor musunuz? Sizi en çok etkileyen kitaplarınız, şiirleriniz hangileridir?

İsmail Biçer : Mutlaka ayırıyorum. Çünkü, bir çalışma prensibim var. Her kitabımda bir öncekini aşmak gibi bir eğilim içerisindeyim, bir çaba içerisindeyim. Bunu aslında bütün şairlerimizin yaptığını romacıların romanda, öykücülerin öykü de, diğer edebiyatçılarımızın kendü türlerinde de yaptığına inanıyorum. Olması gerekende bu olduğu yerle yetinen biri değilim ben. İlk kitabım ‘‘Sessizlik Kuyusu’‘ndan şuan konuşmuş olduğumuz Şer Zaman Mezmurları’na gelinceye kadar bu aralardaki farkı incelendiğinde görmek gayet mümkün. Şer Zaman Mezmurları aslında benim biraz daha imgeler boyutunda, çağrışımlar boyuntunda diğer yapıtlarıma oranla daha güçlü görmüş olduğum bir çalışma eğer bir başka çalışmadan sonra başka bir çalışma gerçekleştireceksem o çalışmanın da bu çalışmaya oranla çok daha güçlü olmasını isterim ve bu minvalde yürümek isterim. Benim şiir politikam bu yani şiir anlayışım bu olduğum yerle yetinmiyorum. Mutlaka yeni kitabımın, bir önceki kitabıma daha doğrusu yeni şiirlerimin, bir önceki şiirlerime oranla kendini aşması gerektiğine inanıyorum. Şer Zaman Mezmurları bunu bir göstergesi olsa gerek ben böyle görüyorum umarım okurlarda, beni yakından tanıyan okurlarda böyle görürler.

Kartalyasam.com : Etkilendiğiniz şairler kimlerdir? Şiirleri hangileridir?

İsmail Biçer : Ben birçok şairden, yazardan etkilendim. Ben yazarlardandan etkilendim diyorum çünkü ben aynı zamanda deneme – inceleme yazarıyım ve aynı zamanda röportaj yazarıyım, aynı zamanda bir öykü yazarıyım. Şiir üzerinden konuşacaksak evet çok şairden etkilendim. Ama onları kopyalamadım. Bunu hem kendime büyük bir haksızlık olduğuna, hemde onların emeklerine büyük bir haksızlık olduğuna her zaman inandım. Evet okumuşumdur, etkilenmişimdir okumuş olduğum bir şairin bir dizesini kıskanmışımdır, ah keşke bu dizeyi ben bulsaydım, ben yaratsaydım ve benim yapıtımda olsaydı demiş olduğum da olmuştur tatlı bir kıskançlık yaşamışımdır. (Gülüyor)

Ben toplumcu, gerçekçi şairlerimizde severim. Benim dilim, benim şiir politikam ikinci yeniye çok daha yakın, oradan beslenmiş ve o beslendiğinden kendi şiirimi üretmiş bir şairim ben. İkinci yeni şairide diyemiyorum kendime çünkü ikinci yeni üzerinden bugüne kadar çok yıllar geçti. Yani olaya diyalektik bir açıdan baktığımızda dünya değişiyor, sanat anlayışları değişiyor, kültürler değişiyor, insanların yaşam biçimleri değişiyor ve yeryüzünde yaşanan olaylar değişiyor ee şiirde değişiyor. 1959‘lerde 60’larda kalmamız mümkün değil evet ikinci yeninin yaratıcısı olan şairlerimiz yaşıyorlar, aramızdalar onlar, şiirleriyle aramızdalar, bedenen yaşayan artık yok Sezai Sarıkoç‘u tabiki örnek olarak verebiliriz. Allah uzun ömür versin ona da. Ama diğerleri yaşamıyor. Demekki güçlü dizeler, güçlü şiirler yazmışlarki yaşıyorlar. O yüzden benimde güçlü dizeler, güçlü şiirler yazmam gerekirki bende yarın için yaşanılabilir bir şair olabileyim.

Şair İsmail Biçer, Kartalyasam.com’un Genel Yayın Yönetmeni Gökhan İlhan ile beraber

Kartalyasam.com : Kartalyasam.com okurlarına ne söylemek isterseniz?

İsmail Biçer : Toplum olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Belirsizlikler gerçekten son derece derinleşmeye başladı her anlamda ekonomik anlamda, kültürel anlamda, sanat anlamında, siyasal boyutta aklımıza ne geliyorsa ve neyi yaşıyorsak bu belirsizlikler derinleşmeye başladı. Çetin Altan‘ın ”Enseyi karartmayalım.” sözü aklıma geliyor. Benim tüm okurlarınıza buradan evet olup, biten olaylara, bu belirsizliklere rağmen ”Enseyi Karartmayalım” Güzel aydınlık günler bizleri bekliyor, şiirli günler bizi bekliyor, şiirden uzak olmasınlar çünkü ben şiirden uzak olanların aynı zamanda güzelliktende, uygarlıktan da uzak olduğuna inanıyorum. Şiirin bizi derinleştirdiğine, sanatın bizi varetttiğine ve derinleştirdiğine, bize bir estetik kattığına ve bizim çoğalmamızı ve bu çoğalmanında aynı zamanda yaşanılabilir bir hayat, bir dünya inşa ettiğine inanıyorumç Bunu da kartalyasam.com okurlarıyla gerçekleştireceğiz. Umutluyum bu anlamda, onlarda umutlu olsunlar.