1993 Yılında Gerçekleşen Sivas Katliamı İçin Kartal’da Kim Ne Söyledi?

0
165

2 Temmuz 1993 yılında tam 26 yıl önce 35 kişinin katledildiği tarihe Sivas Katliamı olarak geçen bu olay hakkında kartalyasam.com olarak sorularımızı sizler için sorduk. Kimler Sivas Katliamı ile ilgili ne söyledi?

- Reklam -

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel :

Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak için Sivas’a giden; 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının,  radikal gruplar tarafından, kaldıkları Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesinin tarihi olan 2 Temmuz 1993 ile, terör örgütü tarafından Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar Köyü’nde, 33 sivilin kurşuna dizilip köyün ateşe verildiği menfur olayın tarihi olan 5 Temmuz 1993, belleğimize ve ülke tarihimize kara bir leke olarak kazındı.

Bugün, bu insanlık dışı olayların üzerinden 26 yıl geçmiş olmasına rağmen; yüreklerimize düşen ateş, ilk günkü gibi yanmaya devam ediyor. Sivas da, Başbağlar da bizim kanayan yaramız, ortak acımızdır.

Tüm bu ödenen acı bedellerin karşılığının artık “barış” olması gerektiğinden yola çıkarak; toplumların geleceğinin savaşlar ve katliamlarla değil; birlik, beraberlik ve dayanışma ile belirleneceği bir dünya için, yaşanan iki büyük trajediden de tüm insanlığın dersler çıkartması ve vicdan muhasebesi yapması gerekmektedir.

Bu duygularla birlik ve beraberliğimize yapılan bu kanlı saldırılarda hayatını kaybeden canlarımızı rahmetle anıyor, Hacı Bektaş-ı Veli’lerin, Yunus Emre’lerin, Mevlana’ların, Pir Sultan Abdal’ların hoşgörüsü ile örülü topraklarda sevgi, saygı, birlik, beraberlik anlayışının yeniden hâkim olduğu ve dünyanın hiçbir yerinde benzer acıların yaşanmadığı yarınlar temenni ediyorum.” dedi.

Kartal Belediye Başkan Yardımcısı İmam Aydın :

Sivas Katliamı talihsiz bir olay. Ülkemizde yaşanmasını hiç zaman arzu etmediğimiz olaylardan bir tanesi. Bir gerici güruhun ortaya çıkardığı aydınlarımızı, sanatçılarımızı orda yakarak katletikleri bir olaydır. Bu gürühu yaratanlar, bu olayı yaratanları lanetliyor, herzaman lanetlenmeye devam edecekler. Şu bir gerçekki Sivas‘ta ölenler, orada şehit olanlar ömür boyu, yıllar yılı ve asırlarca anılacaklar. Onların isimleri, yüzyıl, ikiyüzyıl, bin yıl devam edecek ve yaşayacaktır.

Onları öldürenler, katledenler lanetlenmeye devam edeceklerdir. Bu onlar için yeterlidir. Bu acıyla onların çocukları, torunları bu acıyla yaşamaya devam edeceklerdir. Onları katledenlerin ızdırabını, acısını hissedeceklerdir. Bu acı onlara yeter. Onları sürekli zindanlara atmak bir şey değil, bu acıyla asırlar boyu çocuklarının yaşayacağı bir miras bıraktıklarını söyleyebiliriz. Onları lanetlemek için yeterlidir.

Bir daha ulusumuzun böyle olaylar yaşamamasını temenni ediyoruz. Huzur içersinde, Barış içersinde yaşamayı arzu ediyoruz. Kardeşlik duyguları içersinde yaşamayı arzu ve temenni ediyoruz. Yalnız Sivas katliamı değil, buna benzer katliamları da kınıyorum” dedi.

Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Ali Apaydın ;

” Duygularım o günkü olayları anlatmaya yetmez. İstanbul dışındaydım, olayı öğrendiğimde çok büyük üzüntü yaşadığımı söylemek isterim. Olayın oluş şekli, tasarlanışı, bu işin bilerek yapılması insanlarımızın 20. yüzyılda katledilmesi, biz Kerbela olaylarına üzülürken o günleri anarken 20.yüzyılda yeni Kerbela yaşatılması hala bazı şeylerden ders alınmadığının gösterilmesi, Alevi insanlarının derin hoşgörüsünün devam etmesi, Çocukken biz Kerbela olayını büyüklerimizden dinledik. Sonra kitaplardan okuduk, öğrendik. Acıları her dönem yaşanırken bir anda gençliğimizde bu olayları yaşadık ve biz çocuklarımıza bu olayı anlatır duruma geldik.

Sayfalar dolusu anlatsam duygularımı ifade edemem. Hayatını kaybeden insanların, onların yakınları ve bizler hala bende bir Alevi vatandaşı olarak bu Dünyanın bu ülkenin hoşgörüyle, iyi niyetle düzeleceğine inanan insanlarız. Hep acılar yaşayan insanlar olmamıza rağmen bize taş atanlara gül atarak karşılık veren bir toplumun içinden gelmiş dürüstlükte, heyecanda, sevgide toplumun insanları olarak bugün bunlara olumlu bakmamız mümkün değil ama yine de olumlu bakmalıyız.

Bundan sonraki yaşantımızda bizim çocuklarımız, bunları yapanların çocukları olarak ayırmadanbu ülke de, bu topraklarda yaşayan herkesin eşit olduğunu görerek, herşeye rağmen hoşgörüyle bakarak kurtarabiliriz. Bunları acımızı içimizde yaşayarak yani olaylara, katliamlara ne Alevi tarafından ne de herhangi bir taraftan bunların olmamasına özellikle özen göstermeye dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Barışa herzaman el uzattık, yine uzatmalıyız.” dedi.

Ali Aluç :

” Öncelikle düzeltmekte fayda var bu elim bir olay değil, bu resmen bir katliam! Türkiye tarihinde de oldukça fazla bu tarz katliamlar var. Dolayısıyla insanı yakmak ve öldürmek üzerine tasarlanmış bir katliam çok ciddi bir olay bu olayın daha da önemlisi Devletin aciz kalması, Devletin bu olaya müdahale etmemesi düşünsenize içeride insanlar diri diri yakılmaya çalışılırken içerideki insanlar Başbakanla görüşüyor, Cumhurbaşkanıyla görüşüyor, İçişleri Bakanıyla görüşüyor hepsi diyorki rahat olun birazdan bu olay bitecek. Bitmiyor.

Neden bitmiyor? tartışılması lazım 26 yıl dile kolay! 26 yıldır hala bu sorun neden çözülemiyor?  26 yıldır bu failler neden bulunup cezalandırılmıyor? 26 yıl dile kolay çeyrek asır kolay mı? Bir başka şey burada diri diri yanan insanların yakınları madımak otelinin bir utan. müzesine dönüşmesini talep ettiler bu devlet bu kadar aciz mi? burayı 26 yıldır müzeye dönüşterimiyor Türkiye’ye ibret olması açısından, Dünya’ya ibret olması açısıdan bunu neden yapmıyor ne yapıldı? hatırlayın lütfen burası lokanta yapıldı. Diri dir yakılan insanların bedebleri üzerinden yemek yediriyorlar. Pir sultan Abdal derneği başkanları her seferinde söylüyor yapılan anıttan katil olarak o gün orada ölen iki vatandaşın adı hala anıtta yer alıyor katilin reklamını yapmak doğru birşey midir? Bu mu? doğru olan yoksa orayı utanç müzesine dönüştürmek ve orada siyasallara yakışır şekilde Dünya’ya ibret olabilecek bir şeye dönüştürmek çok mu? zor hayır değil.

Peki bir başka acıyı acıyı paylaşalım sizinle, o gün sanıkları savunan bütün avukatların bugün Akp ‘den 7 tanesinin milletvekili olduğunu, 6 tanesinin belediye başkanı meclis üyesi olduğunu, 4 tanesinin aday adauı olduğunu bunu unutmak mümkün mü? Eğer Akp’de devleti yönetenler bu insanlara prim verirlerse bu olayları daha çok yaşayacağız. Artık bitsin! artık gerçekten bitsin ve Sivas bir son olsun. Gerçi son olmadı Dünya’nın bir çok yerinde Suriye‘de, Myanmar‘da Meksika‘da Amerika‘da Dünya’nın her yerinde bu bilinçsiz siyasilerin kendini hükmedenler olarak görenlerin bir oyunu yoksa tabanda halkta böyle sıkıntı yok. Halk birbiriyle dayanışma içersinde, birbiriyşe hareket ediyor ama kendi kişisel iktidarları için bu halkı kullanan insanların sonucudur.” dedi.

Uğur Mumcu Mahallesi Cemevi Başkanı Cihan Saltuk :

” Maalesef ülkemiz için, iinsanlık için en kara günlerden birisi. Bu acıyı yaşadık hala yaşamaya devam ediyoruz. Ülke olarak hiç bir zaman o acoyla yüzleşmedik. Madımak hala utan. müzesi olmadı. Evet oraya isimleri yazdılar ama ilk olarak katillerin adını yazdılar. Acıyı değilde katliamı sahiplendiler. Maalesef bu hale devam ediyor.

Bizler hiç bir zamam öç alma peşinde olmadık, herzaman biz Dünya’ya orada olan aydınların, şairlerin, ozanların gözüyle bakıyoruz. Onlar bizim herzaman sözümüz dilimiz. Şöyle diyor Hasret Gültekin; ”Her baktık mı karıncaya Kırdık mı kanadını serçenin Ya nasıl kıyarız insana” biz hiç bir canı incitmeyiz. Bizim inancımızda yok. Maalesef bizler hertürlü zulme maruz kaldık ve kalmaya da devam ediyoruz.

Herzaman yalnızlığa itiliyoruz. İnşallah herşey düzelir Ülkemiz birlik beraberlik istiyorsa Alevisiyle, Sunnisiyle herkes bu acıyı sahiplenir. Bu acı sadece bizim acımız değil, insanlığın acısı bizler herzaman barıştan yana olmaya, kardeşlikten yana olmayadevam edeceğiz. Türkülerimizi barış için söylemeye, adelet için söylemeye devam edeceğiz. Herzaman haktan, adaletten yana olduk. Hak için, adalet için, insanlık onuru için boyun eymeyenlere, direnenlere selam olsun.” dedi.

Hüseyin Karataş:

” Sivas katliamıyla ilgili söylenecek  o kadar çok varki yıllardır kitaplarda yazıldı, söylendi ama içimizdeki bu derin acıyı söküp atabilecek hiç bir ifade, işaret yok. Özellikle orada 12 yaşındaki çocuktan tutun, 66 yaşındaki sanatçıya ozaman bu ülkenin bu seviyeye ulaşmış değerlerine sahip çıkamayan üstelik 7 saat 8 saat orada otelin içinde yanmasına göz yuman zihniyet ne yazıkki hala devam ediyor.

Ben eminimki aynı pozisyonda olsa çok daha fazla şehit verebilecek durumdayız. Zihniyet olarak toplumda bunu yok edebilecek hiç bir yapıyı kuramadık, frenleyecek mekanizmamızda maalesef yok. Güvenlik güçlerinin, siyasilerin bu konuda özveri gösretecek, saf dışı kılacak her türlü barışa, kardeşliğe hiç bir ayrım yapmadan özen gösterilmesi çok önemli ve biraz da müzikle ilgilenen biri olduğum için özellikle Muhlis Akarsu, Nesimi Çimen, Hasret Gültekin gibi isimler bin yıldan sonra da konuşulacaklar.

Nasıl Pir Sultan Abdallar o zamanın zihniyetine dik durabilmiş, karşı durabilmişse bu insanlar sadece türkülerini söylemekten ileriye gitmediler. Bu insanların anısına birlikte sahip çıkıyor olmamız lazım.” dedi